Haberler

BTM Eko-Verimlilik İle Yıllık 2,5 Milyon kWh Enerji Tasarrufu Sağladı

BTM 2011 yılında ozon tabakasını incelten şişirici gazlar yerine ikame gazların kullanımına geçişle birlikte başladığı Eko-Verimlilik uygulamaları ile yıllık 2,5 milyon kWh enerji tasarrufu sağladı.

 Eko-Verimliliğe geçişin ardından 2014 yılında İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) tarafından sanayi kuruluşlarına yapılan çağrı ve sonrasında yapılan değerlendirmeler neticesinde destek ve hibe almaya hak kazanan 4 firmadan biri olan BTM, uygulanabilir eko-verimlilik projesi ile yıllık 2,5 milyon kWh enerji tasarrufu sağlamaya başladı.

 İZKA ve TTGV işbirliği ile yürütülen program kapsamında, BTM bünyesinde proje ekipleri oluşturularak; amaç, hedef ve öncelikli alanlar belirlendikten sonra, eko-verimlilik fırsatlarının tespit edildiğini anlatan BTM Yönetim Kurulu Başkanı Levent Ürkmez, “Tespit edilen eko-verimlilik fırsatları içerisinden kızgın yağ kazan baca ısısından enerji elde edilmesi ve bitümlü membran atıklarının geri kazanımı olmak üzere iki adet projemizin hayata geçirilmesine karar verdik. Bu iki projelenin uygulaması 6 ay sürdü. Bu sürenin sonunda performans ölçümleri yapıldı” dedi.

 Geçtiğimiz Aralık ayında izleme süreci tamamlanan projenin halen devam ettiğini ve sürekliliğinin sağlandığını vurgulayan Ürkmez, “Eko-verimlilik projemizden sayesinde ciddi bir tasarruf sağlandık. Bu tasarruflar ise; yıllık ortalama 100 ton atık azaltımı, yıllık ortalama 100 ton hammadde tasarrufu ve yıllık ortalama 2,5 milyon kWh enerji tasarrufu şeklinde oldu” diye konuştu.

 Eko-Verimlilik yönteminin, işletmelerin pazarın değişen dinamiklerine adapte olmalarını sağlayan; dünyada uygulamaları giderek artan ve gelişen bir araç olduğunun altını çizen Ürkmez, sözlerini şöyle sürdürdü; “Avusturya, Kanada, Almanya gibi ülkelerde Eko-Verimlilik merkezleri oluşturulmuş, danışmanlık ve eğitim hizmetleri verilmekte olup, bu tür merkezlerin ülkemizde de hayata geçirilerek yerel kalkınma ajansları ile desteklenmesi firmalarımızın dünya pazarlarına açılmasına da büyük katkı sağlayacaktır. Bu türde uygulamaları gerçekleştiren şirketler, özellikle yalıtım sektöründe rekabetçi baskılara daha atak bir şekilde yanıt verebilecek, müşteri ihtiyaçlarını ve artan talepleri karşılayabilecek ve aynı zamanda çevreyi koruyarak toplumsal sorumluklarını yerine getirebilecektir. Sanayi sektöründe, bu tür uygulamaların gerçekleştirilebilmesi için, her düzeydeki personelin ekip çalışmalarına özendirilmesi, uygulamaların günlük işleyişin bir parçası haline getirilmesinin desteklenmesi büyük önem arz etmektedir.”